Sur Ocakbaşı’nda İftar

Sur ocakbaşı büryan ve saç tava

Pazar günü, Ramazan nedeniyle sosyalleşemeyen kendimi TV programlarına verdim. Anthony Bourdain’ın No Reservations programının İstanbul bölümünü izlemeye başladım. Orada Anthony amcanın gittiği Sur Ocakbaşı ilgimi çekti. Programı bitirdikten sonra biraz Google yaptım. Yorumlar iyi görünüyor. Arada sallayanlar var ama deneyip kendim göreyim istedim. Hemen telefon açıp iftar için 2 kişilik rezervasyon yaptırdım.

İftar’dan bir saat önce 7:30’da Yabanla beraber kadınlar pazarına giriş yaptık. Mekan pazarın yarısını kapatmış zaten. Önünde yüzlerce masa var. Kendi kendime nasıl yetiştirecekler bu kadar adama yemek diyorum. Çevreden gelen kötü kokulardan nereye kaçacağımızı şaşırarak kendimize az kokulu bir yer buluyoruz ve yerleşiyoruz. Arada tuvalet ziyareti sırasında büryan’ın olduğu bölümü görüyorum nasıl yemeğin yetişeceğini anlıyorum.

BüryanEtler daha bir saat önceden ekmeklerin üzerine konulmuş, yığılmış hazır bekliyor. Neyse ısıtırlar tekrar, heralde güzel olur diyorum, sonuçta bin kişi var benden başka yemek bekleyen. Yavaş yavaş ortalık kalabalıklaşmaya başlıyor. Ardından siparişler alınıyor. Ben büryan istiyorum, Yaban et şişe karar veriyor. Birde şeklini beğenip ortaya perde pilavı istiyoruz.

 

İftar’dan yarım saat önce çorbaları ve ezme salatayı, 15 dakika önce de büryan ve perde pilavını dağıtıyolar. Ezanın okunmasıyla önce suya sonra çorbaya girişiyorum. Çorba’nın ısısı suyla aynı olduğundan keyifsiz bir şekilde çorbayı bitiriyorum. Ardından büryan’a geçiyorum ama onun da çorbadan aşağı kalır yanı yok. Etin altındaki ekmek taş gibi, etler desen soğuk ve kuru. Yaban’ın evde yaptığı Tandır’a değişmem kesinlikle. Perde pilavının az biraz gideri var ama o da sıcak olmadığından pek lezzetli gelmiyor. Yaban’ın aldığı et şiş fena değil ama soğuk. Salata desen 3 saat önce yapılmış, domatesler, salatalıklar tabakta ağlıyorlar. Yani anlatacak pek birşey yok aslında. Bir şekilde hepsini yiyorum, karnım davul gibi oluyor ama pek de keyif almıyorum anliyacağınız. Yalnız yiğidi öldürüp hakkını verelim. Yemek sonunda yediğim Sur tatlısı beni tatmin ediyor. Sarı renkli irmikli bir tatlı, altında dondurma ile servis ediliyor. Toplam tüm yediklerimiz için 70 TL ödüyoruz. Bu keyifsiz yemek için fazla ama genel olarak gayet iyi bir fiyat.

Perde Pilavı

Sadede gelirsek… İftar için aman uzak durun. Diğer vakitlerde nasıldır bilmem ama ben bir daha gitmeyi düşünmem. Siz düşünürseniz engel olmam.

[toggle title_open=”Örnek Fiyatlar” title_closed=”Örnek Fiyatlar” hide=”yes” border=”yes” style=”default”] İki kişi iftara 70 TL’ye kalktık, ayrı ayrı fiyat sormayı unuttum.[/toggle] [box size=”large” border=”full”]Adres: İtfaiye Caddesi No: 27/1 Fatih/İstanbul
Telefon: 0212 533 80 88[/box]

1 Yorum

  • Cevapla Temmuz 30, 2013

    yaban

    istanbul’da yasamak farkliliklarla karsilasmak demek. yemekler kotuydu evet ve buyuk ihtimalle ramazan yogunluguyla ilgiliydi ancak benim icin farkli bir ortamdi. buram buram cig et kokularina bi sure sonra kebap kokulari karisti. insanlar sanki belli bir profilin temsilcisi gibiydi. bir daha gider miyim gitmem? pisman miyim? degilim

Sende Yaz