La Via En Rose’da Kahvaltı

la vie en rose'un kahvaltı tabağı

Yiyenadam farklı mekanlarda yemek yemeyi sever ama en çok ben de yemeği beğenirsem mutlu olur. Çünkü ben yaşamak için yemek yer, değişik lezzetlere mesafeli dururum. Adana gibi sofra kültürüyle meşhur bir şehirde büyümüş gerçek bir yiyenadamla evlenmek kaderimde etli ve baharatli bir donum noktasıdır ve damak zevkimde ciddi ayarlara vesiledir.

Geçtiğimiz pazar Yiyenadam’la uzun süredir instagramda takip ettigim La Vie En Rose‘ye kahvaltıya gittik. İlk anneler günümde hayli coşkuluydum ve o hızla ilk yazımı kaleme aldım.

Yol üzerinden la vie en rose görüntüsü

Yazının başında da belirttiğim gibi yemek konusunda henüz emekliyorum, kebabın tadına bile 30 yaşında baktığımı varsayarsak değerlendirmelerimin yetişkin bir Türk evladından çok, kurak iklimlerden gelmiş turist edasında olacağını belirtmem gerekir.

Oğlumuz nedeniyle 4 ay 3 haftadır gün o kadar erken başlıyor ki kahvaltı sözkonusu olunca kapılar duvar olabiliyor. La Vie En Rose’a nispeten uygun bir saatte gittik, tam 9’da. İlk giden biz olduğumuz için istediğimiz yere kurulduk ve inanın yarım saat içinde gelenler oturacak yer bulamadı. Çok büyük bir alanı yok içeride, dışarıdaysa ön ve arkada iki bahçesi var. Arka bahçeye muhtemelen kapalı hava nedeniyle servis yoktu.

la vie en rose'un vitrinindeki cupcakelerBiz menüyü aldığımızda yiyenadam kahvaltı için öneri istedi ve tadı bana kesinlikle  uymayan Egg Benedict sipariş etti. Egg Benedict, muffin üzerine jambon ve poşe yumurta eklenmiş, hollandez sos ile servis edilen bir yumurta tabağı. Ben de kendim için tek kişilik kahvaltı istedim. Kahvaltı sıradan, sunum guzeldi. Biz bebekle uzun uzun pazar kahvaltısı yapamadık haliyle, kahvenin ve tatlıların tadına da bakamadık ama mekan hakkında söyleyeceklerim var elbet.

Ne olursa olsun gittiğinizde bir fark yakalayacaksınız. Beğenime sebep yalnızca yaratılan konsept ya da sunulan lezzet değil mekanın ruhu. O naif o masalsı pembe hayat sizi sarıp sarmalayabiliyor.  Hatta oğlum birazcık uyusaydı muziğin ve  atmosferin yardımıyla filmlere ışınlanabilirdim. Filmlere diyorum çünkü Paris’te yemeli içmeli geçirdigim 4 günde hiç bu kadar fransız bir mekana rastlamamıştım. Bu arada ilk firsatta Paris’te nasıl aç kaldım başlıklı bir yazı paylaşmalıyım;)

Fiyatlara gelirsek, popüler mekanlara göre kahvaltının makul olduğunu söyleyebilirim, tabi çayın 5 TL olduğunu gözardı ederek. Zira bizim hesabı şişiren içemeden soğuyan ve bir daha bir daha istenen çaylar oldu.

Egg benedict

La Via En Rose’un Egg Benedict sunumu

Bu kısa tecrübemle yorum yapmam gerekirse La Vie En Rose çay-kahve eşliğinde ögleden sonra tatlılı dost muhabbeti için isabetli bir seçim olacaktır. Yani o benim tam olarak yaşayamadığım masalsı anlar icin. Bir yaz gecesi arka bahçede şarabın eşlik ettiği bir yemek deneyimine de hayır diyemem:)

İlk anneler günümü geçirmiş olmamın dışında oğlumun büyük bir iştahla domatesin suyunu cakur cukur mideye indirmesi ve anne sütünden gayri kursağına birşey girmesiyle gerçek bir yiyenadam olmak için ilk adımını atması, La Vie En Rose’u anılarımıza kazıdı.

Not: Kopeginizle gidebilirsiniz, bebeginizle giderseniz bu anlattigim atmosfer masal olur

Yaban

Adres: Köybaşı Caddesi No:80 Yeniköy, İstanbul
Telefon: 0(212) 223 23 82

İlk yorum yapan sen ol